MÜKELLEFLER KENDİLERİNE AİT OLAN ŞİRKET VE İŞ YERLERİNDE (4a) SİGORTALI OLARAK ÇALIŞABİLİR Mİ?

23.10.2026


 

Mükelleflerin kendilerine  ait olan veya ortağı oldukları işyerlerinden 4/a mülga 506 sayılı kanun kapsamında SSK  olarak prim ödemesi yapılarak emekli olanlardan yapılan inceleme  neticesinde sigortalıların  emekli aylığı bağlandıktan sonra tespit edildiği durumlarda, emekli aylıklarının iptali ve emeklinin büyük borç yükünün altına girmesi sonuçları nedenleriyle mağduriyetler yarattığı görülmektedir.

Özellikle  mülga 1479 sayılı gerekse 5510 sayılı kanunlarda şirket ortakları 4/b yani Bağ-Kur kapsamında sigortalı sayılmışlardır. Yürürlükte bulunan 5510 sayılı kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, “3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları” Bağ-kur kapsamında sigortalı sayılmışlardır.

Diğer yandan, 5510 sayılı kanunun 53. maddesinin ikinci fıkrasında; 4/b kapsamında sayılanlar kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden dolayı, 4/a kapsamında sigortalı bildirilememektedir.


Bununla birlikte, devredilen Sosyal Sigortalar Kurumunun “şirket ortakları” konulu 9/2/1993 tarihli ve 16-60 ek sayılı genelgenin 1.maddesinde; 506 sayılı kanunun 2. maddesine göre sigortalı olanların, sigortalılıkları sürerken çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak, anonim şirkette ise kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi ortak oldukları takdirde, 506 sayılı kanuna tabi sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar Bağ-Kur’a tabi tutulmayacakları, ancak kollektif şirket ve adi şirket ortaklarının, aynı şirkette bir hizmet akdine dayanarak çalışmaları yasal olarak mümkün olmadığından, bu durumda olanların Bağ-Kur ile ilgilendirilmeleri gerektiği, şirket ortağı ya da anonim şirketlerde kurucu ortak veya yönetim kurulu üyesi olmaları dolayısıyla 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununa göre Bağ-Kur sigortalısı olanların sigortalılıkları sürerken bir hizmet akdine dayanarak çalışmaya başladıkları takdirde, Bağ-Kur sigortalılıkları kesintiye uğrayıncaya kadar 506 sayılı kanuna tabi tutulmayacakları talimatlandırılmıştır. 4(a) kapsamındaki çalışmalarını sona erdirip en az bir gün ara vererek ortağı olduğu şirkette yeniden hizmet akdine tabi çalışmaya başlanması durumunda hizmetler kesintiye uğramış kabul edilmekte ve sigortalılar Bağ-Kur kapsamına alınmakta idi.

SSK’nın 16-60 ek sayılı genelgesi 2008/Ekim öncesinde SSK kapsamında hizmet akdiyle çalışırken, yine bu tarihten önce çalıştıkları işyerine veya başka bir şirkete ortak olanlar için geçerlidir. Diğer bir ifadeyle, kişinin çalışma süreleri ile şirketine ortak olduğu tarihin 2008/Ekim öncesi olması gerekmektedir. Şirket ortaklığı 2008/Ekim sonrası olanlar için bu uygulama yapılmamaktadır. Özellikle sigortalılığı 2008/ Ekim öncesi başlayan ve 2008/ Ekim sonrası çalıştığı şirkete veya başka bir şirkete ortak olanlar, ortak oldukları tarih itibariyle aralıksız olarak SSK’li çalışsalar bile 5510 sayılı Kanunun 53. maddesinin ikinci fıkrası gereğince sigortalılıkları sonlandırılarak Bağ-Kur kapsamına alınmaktadır.

Burada en etkin nokta şirkete ortak olunan tarihtir.
Bu tarihin 2008/Ekim sonrası olması halinde kesinlikle sigortalının SSK hizmeti sonlandırılmakta ve Bağ-Kur kapsamında sigortalılığı başlatılmaktadır.

Sonuç olarak, 4/a kapsamında çalışırken çalıştıkları işyerine veya başka bir işyerine ortak olanlardan tarafına emekli aylığı bağlananların, ileride büyük mağduriyetler yaşamaması için 5510 sayılı kanunun ilgili mevzuatlarına göre hareket etmeleri mağduriyetlerinin önüne geçecektir.


 
CENGİZ ÖZKAN
İş ve Sosyal Güvenlik Müşaviri