ŞİRKETLERİN KREDİ BORCUNA MAHSUBEN BANKAYA YATIRILAN TAŞINMAZ SATIŞINDA VERGİ UYGULAMASI
ŞİRKETLERİN KREDİ BORCUNA MAHSUBEN BANKAYA YATIRILAN TAŞINMAZ SATIŞINDA VERGİ UYGULAMASI
GİRİŞ
Ülkemiz ve dünya ekonomisi son yıllarda yaşanan yüksek enflasyon ve maliyet artışları sebebi ile işletme sermayesi ihtiyacı geçmiş dönemlere göre çokça artmıştır. Ekonominin lokomotifi olan reel sektör için krediye erişimin kolaylaştırılması önem arz etmektedir. Bankaların artan fonlama maliyetleri de dikkate alınarak, reel sektöre uygun koşullarda kredi sağlanmaya devam edilmesi beklenmektedir.
Reel sektörün her türlü olumsuz koşulları en az hasarlı atlatması için, kamunun yatırıma, üretime, ihracata ve istihdama maksimum katkıyı vermeye devam etmesi beklemektedir.
Birçok firma kullandığı kredi finansmanının altında kalkınmada zorluk yaşamaktadır. Kredilerini ödemede sorun yaşayan firmalar krizden çıkış amaçlı alternatif yollardan biri olan aktifindeki varlıklarını satmaktadırlar.
A) Kurumlar vergisi kanunu açısından; Şirket aktifine kayıtlı olan taşınmazın bankaya olan kredi borcuna karşılık devri halinde, Kurumlar Vergisi Kanunu, istisnaları düzenleyen madde 5/1-f bendine kurumlar vergisinden istisna söz konusudur. Taşınmazın bankaya devrinden sağlanan hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisnadır.
Kurumlar Vergisi Kanunu 5’inci maddesi, istisnaları düzenlemektedir.
Bu maddenin 1-(f) bendi şu şekildedir; Bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine borçlar nedeniyle kanuni takibe alınmış veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve istifa senetleri ile rüçhan haklarının bu borçlara karşılık bankalara, finansal kiralama ya da finansman şirketlerine veya bu fona devrinden sağlanan hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı ile bankaların, finansal kiralama ya da finansman şirketlerinin bu şekilde elde ettikleri söz konusu kıymetlerden taşınmazların (6361 sayılı kanun kapsamında yapılan finansal kiralama işlemlerinde kiracının temerrüdü sebebiyle kanuni takipteki finansal kiralama alacakları karşılığında tarafları karşılıklı mutabakatıyla kiralayanın her türlü tasarruf hakkını devraldığı finansal kiralama konusu taşınmazlar dahil) satışından doğan kazançların %50’lik, diğerlerinin satışından doğan kazançların %75’lik kısmı” denmektedir.
Banka kredi alacakları nedeniyle kanuni takibe başlanmış olması şartı ile taşınmaz satış hasılatının kredi borçlarının tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisnadır. Kanuni takipten maksat, kredinin banka kayıtlarında "kanuni takipteki alacaklar" olarak muhasebe kayıtlarında gösterilmiş olmasıdır.
Öte yandan 19.07.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7186 sayılı Kanunun 17 inci maddesi ile Bankalar Kanununa eklenen Geçici 32. madde ile değişiklik yapılmıştır. Buna göre, Kurumlar Vergisi Kanunu madde 5/1-(f) bendinde yer alan istisna hükmü ‘kanuni takibe alınma şartı aranmaksızın’ alacaklı kuruluşlar ilgili varlıklarını Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen sözleşmeler kapsamında devreden kurumlar ile bu suretle ilgili varlıkları devralan söz konusu alacaklı kuruluşların bu varlıkları satışından doğan kazançları hakkında da bu istisna uygulanır.
Bankalar Kanununun Geçici 32’nci maddesinde “13/06/2006” tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan istisna hükmü, “kanuni takibe alma şartı aranmaksızın alacaklı kuruluşlara ilgili varlıklarını Çerçeve Anlaşmaları ve düzenlenen sözleşmeler kapsamında devreden kurumlar ile bu suretle ilgili varlıkları devralan söz konusu alacaklı kuruluşların bu varlıkları satışından doğan kazançları hakkında da uygulanır.” denmektedir.
B) Vergi Usul Kanunu açısından; şirket aktifine kayıtlı taşınmaz borca karşılık olarak bankaya devrederken şirketin bu taşınmazı ile alakalı olarak fatura düzenlenmesi gerekmektedir. Şirket aktifine kayıtlı taşınmazın bankaya devri sırasında bilançonun pasifinde yer alan özel fon hesabı ve buna ilişkin enflasyon farklarının durumu da önem arz etmektedir. Özel fonda yer alan enflasyon farklarının bilançodan çıkarılması durumunda bunun işletmeden çekiş sayılacağı ve dönem kazancından bağımsız olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Bankaya devir edilecek taşınmaza ait olan ve pasifte özel fonda yer alan enflasyon farkının ya geçmiş dönem zararı ile mahsup edilmesi, ya sermayeye ilave edilmesi ya da özel fon hesabında olduğu gibi bırakılması gerekmektedir.
C) Katma Değer Vergisi Kanunu açısından, Katma Değer Vergisi Kanunun Madde 17/4-(r) bendine göre ; bankalara , finansal kiralama şirketlerine borçlu olanların, borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerini bankalara, finansal kiralama ve finansman şirketlerine devir ve teslimi KDV' den istisnadır. Burada istisnanın uygulanabilmesi için devir ve teskime konu olan taşınmazın bankaya borçlu olanlara ait olması gerekir.
Taşınmazın devrine ilişkin olarak taşınmazı devir edecek olan borçlu firma faturayı düzenlerken fatura üzerine "KDV Kanunu madde 17/4-(r) bendine göre kdv istisnası olduğundan kdv hesaplanmamıştır." şerhi düşülmesi gerekmektedir.
D) Damga Vergisi Kanunu açısından; Şirket aktifine kayıtlı taşınmazın, alacaklı bankaya kredi borcuna karşılık olarak devredilmesi (satış) amacıyla düzenlenen sözleşmeler damga vergisinden müstesnadır. Bu konu hakkındaki düzenleme Damga Vergisi ekinde bulunan ve (2) Sayılı Tablo ile Damga Vergisinden istisna edilen kağıtlar yer almaktadır. (2) Sayılı Tablonun " IV-Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar" bölümünün 23. sırasında, " Bankalar, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kredilere , bunların teminatlarına , geri ödemelerine , devrine ve krediden doğan alacakların temlikine ilişkin kağıtlar ile bu kağıtlar ile bu kağıtlar üzerine kurulacak şerhler (kredilerin kullanımları hariç) " için düzenlenen kağıtlarda damga vergisi müstesnadır.
E) Harçlar Kanun açısından; Banka kredi borcuna karşılık taşınmazın alacaklı bankaya devredilmesi durumunda tapu harcından müstesnadır. Bu istisna hakkındaki düzenleme harçlar Kanununun özel Kanunlardaki Hükümler başlıklı 123 üncü maddesinin ikinci paragrafında " ...bankalar finansman şirketleri, yurt dışı kredi kuruluşları ve uluslararası kurumlarca kullandırılacak kullandırılacak kredilere, bunların teminatlarına ve geri ödemelerine ilişkin işlemler (yargı harçları hariç) bu kanunda yazılı harçlardan müstesnadır. " denmektedir.
Bu düzenleme çerçevesinde borçlu şirketin, bankaya borca karşılık devredeceği taşınmaz için tapu harcı istisnası söz konusudur.
SONUÇ
Kredi borçlusu ile banka arasında yapılan protokole istinaden kredi borçlarına mahsuben protokolde belirtilen taşınmazın ekspertiz değerine göre bankaya devri, Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi, Harçlar Kanunu ve Damga Vergisinden istisnadır. İdare bu düzenleme ile borca batık durumda olan şirketlere ayrıca vergi yükü oluşturmadan, finansal krizden çıkışına destek olmayı amaçlamaktadır.
Bankalar ise, bu yol ile üzerlerine aldıkları taşınmazları satmaları durumunda ise, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28’inci maddesine göre; bankaların her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar üzerinden Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) tahsil edileceği hükmü nedeniyle üzerinden BSMV’ye tabii olacaktır.
MEHMET AKARDERE
Yeminli Mali Müşavir